Sıra Lastfm ve Myspace’de! Ya sonra?

WordPress, Blogspot, Youtube, Dailymotion, bir kaç evrim savunucu bilimadamının siteleri ve daha onlarcası, ülkemizden erişime kapatıldı. Erişimi engelleyen zihniyet sansürün bir çözüm olmadığı noktasını kavramak bir yana bir sayfanın içeriği yüzünden tüm platformu erişime engellemek gibi zihniyetlerine yakışır bir zeka örneği gösterdiler.

Ve şimdi sıra Lastfm ile Myspace ağlarına geldi. Bu sosyal ağların ortak özelliği muzik paylaşım platformları olmaları. Yanlış anlaşılmasın, el altından albümlerin dağıtıldığı forum ve sitelerden çok farklılar. Sanatçılar kendi sayfalarını açarak sevenlerine ulaşabiliyorlar, konser duyurularını, yeni albümlerinin tanıtımını yapabiliyorlar. Eğer isterler tüm albüm ya da şarkıları isterlerse de yasal sınır olan 30 saniyelik örnekleri sayfalarından paylaşabiliyorlar. Ve yasadığı paylaşımlara, sanatçılardan bağımsız yayınlara kesinlikle izin verilmiyor. Bir başvuru ve grup ya da sanatçının kendini tanıtması ile paylaşım yayından kaldırılıyor, ve bu konuda her iki sitede oldukça titiz davranıyorlar.

Neden erişimin engellendiğine gelince, Müyap’ın şikayeti üzerine alınmış erişim engelleme kararları. Geçen TV’de izledim Müyap Başkanı’nın insanı Yazının devamını oku »

Sel ve Batan İnsanbulun Malları

Evet, acı dolu günler birbirini kovalıyor. Bir yandan “rahmet” diye andığımız yağmur can ve mal alırken diğer yandan barışın arifesinde tekrar sıkılan kurşunlar ve bu kan denizinde yiten taze canlar. Kısacası doğumuz da batımız da kanıyor. Bu kadar çok can kaybı başka yerde yaşansa birbirini izleyen günlerde muhakkak ülke çapında yas ilan edilirdi. Lakin biz alışkınız ne yazık ki günde 30 kurban vermeye selde, trafikte, hastanede, tersanede…

Yağmurun beraberinde sel getireceği günler öncesinden duyruldu, gazete ve televizyonlarda çok üzerinde durulmasa da bahsedildi. Peki ne oldu? 30 küsür insanımızı sel sularına kurban verdik. Yılların biriken sorunlarına 30 can daha. Seçim vaadleri ve oy uğruna dere yataklarına imar verilmesinden tutun da parasal gerekçeler, rant kavgalarından dolayı islah edilmeyen derelere, ordan selin geleceği belliyken alınmayan önlemlere kadar birbirini tamamlayan hem uzun dönemli hem de kısa dönemli ihmaller. Aslında ihmal demek yanlış, bunların hepsi suç. Hem de büyük suç. Onlarca insan ölüyor ve ne bir istifa var ne de bir suçlu. Hatta bir de televizyonlara çıkıp halkı suçluyorlar. Elbet suçları vardır da oraya ev yapılmasına kimler göz yumdu, kimler o dereleri umursamadı acaba? Hadi bunları geçtim, böyle bir felaketin geleceği belliyken neden tahliye edilmedi o yerler?

Boş sorular asında bunlar, biliyorum. Hepsini cevabı da suçluları da belli, ama unutlur. Dedim ya Yazının devamını oku »

Benden, Türkiye, Çevre kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . » yorum bırak;

Tasarruf ama kim için?

Aslında zamlara alışkınızdır, öyle %10lar falan korkutmaz gözümüzü. Söveriz, sayarız ardından hiçbir şey olmamış gibi ettiğimiz küfürlerin vermiş olduğu arınma durumundan sonra döneriz günlük işlere. Şu elektrik zammı ceryan çarpmış gibi yapsa da asıl üzerinde durmak istediğim bununla bağlantılı olsa da farklı.

Bugünden en az 5-10 yıl öncesine değinmek istiyorum; hani daha hayatımızda “A” sınıfı ev gereçleri, tasarruflu ampullerin olmadığı zamanlara. İlk gerekçe olarak elektrik ve su giderlerini azaltmak için o günlerden bugünlere hepimiz artık bu kriterlerde esya, araç gereç alıyoruz. Alıyoruz da acaba faturularamızda bir azalma görebildik mi? Biz tasarruf yaptıkça, yaptığımız tasarruflar hep zamlar ile bizim cebimizden çekildi. Belki bir süre faturalar aynı kaldı ama asıl hedef faturuları azaltmakken artık bırakın aynı kalmasını sağlamayı iyiden iyiye can yakar konuma geldi.

Sadece elektrik, sudan bahsetmiyorum, ısınmada da aynı sorun var. Yazının devamını oku »

Opera 10: Bir tarayıcıdan çok fazlası!

İnternet tarayıcılar artık hayatımızın olmazsa olmazlarından. Bir çoğumuz hala interneti, işletim sisteminde varsayılan olarak gelen tarayıcıyı ya da popüler arama moturunun internetin kendisi olarak bilirken, aslında çok geniş bir yelpaze kullanıcılar için bekliyor. Bu geniş katalogta en popülerinden biri olan Opera, 10. sürümü ile hem değişen yüzü hem de yeni yetenekleri ile karşımızda. Opera uzun zamandır bu alanda yeniliklere öncülük etmiş ama ne yazık ki diğer tarayıcılar kadar geniş kitlelere ulaşamamış bir yazılım. Bunu en önemli nedeni olan ücretli olmaktan vazgeçerek büyük bir adım atalı daha 1-2 yıl oluyor. Lakin hem hızlı gelişimi hem de bu adımı Opera’nın önündeki duvarları yavaş yavaş kaldırıyor. Ve yeni sürümü ile karşımızda olan Opera 10‘nun yeni özelliklerini kısaca sıralayalım:

  1. Otomatik güncelleme özelliği
  2. Hata raporlama aracı
  3. Yazım denetimi
  4. Opera Presto 2.2  işleme motoru
  5. Opera Turbo
  6. Görsel sekmeler
  7. Yeni arayüz

Bunların yanında bir çok iyileştirme Opera 10 ile kullanıcıya daha hızlı ve sorunsuz bir internet deneyimi vaadediyor. Acid Test 3‘ten 100 puan alması, HTML5 desteği, geliştirici aracı yapılan geliştirmelerden sadece bir kaçı. Bunların yanına eposta desteği, Speeddial özelliğinde de iyileştirmeler mevcut.

Şimdi de sırasıyla yeni gelen özellikleri tanıyalım: Yazının devamını oku »

Schumacher Strikes Back!

Michael_Schumacherİngilizce (bilmeyenlere Star Wars‘dan alıntı olduğunu eklemek isterim) bir başlık seçmiş olmanın utangaçlığı ile bu sayfadan kutluyorum Schumacher pistlere dönüşünü.

Orta sondan bugüne aksatmaksızın izlerim Formula 1‘i. Kimi sezonlarda sıkıntıdan patlarken bile vazgeçemedim bu yarıştan. Hayal kurardım bizim ülkemizde de yarışılabilir mi acaba diye lakin o da oldu, her ne kadar daha gitmeye fırsat bulamamış ta olsam. Bunun yanında kimler geldi kimler geçti pistlerden ama hiç biri beni Micheal Schumacher‘in ayrılışı kadar üzmemişti. Fanatik damarım hiç bir zaman olmamıştır hatta futbol takımı dahi tutmam ama konu F1 olunca biraz değişir bu durum. Ferrari’nin kırmızı rengi cezbetmiştir hep. Hele bir de Schumacher‘in pilotluğunda yarattığı efsanelere tanık olmuş olmak bambaşka bir şey. Hala Mika Hakkinen ile aralarındaki rekabetin ateşi de aklımda, F1 tarihine bırakmış olduğu sayısız kırılması zor rekor da. Tekrar kendisini pistlerde görebileceğimi sanmıyordum açıkcası. Lakin Massa‘nın yaşamış olduğu üzücü, şokedici kaza olmasaydı dönmezdi de herhalde. Riyakarlığı hiç sevmem her ne kadar Massa‘nın kazası için üzülmüş olsam da Schumacher’in geri dönmesi için vesile olmuş olması üzüntümü ne yazık ki gölgeliyor ve şimdiden sabırsızlıkla bekliyor 23 Ağustos‘taki Avrupa ayağında Valenciada tekrar kırmızıların içinde görmek için.

Her ne kadar bu sene Ferrari için işler iyi gitmiyor olsa da Schumacher‘in şampiyonluk şansı olmasa da sadece yarışırken görmek bile benim için heyecan kaynağı. Valencia yarış haftasını en canlı kırmızılarla işaretliyorum takvimimde.