Dailymotion da kapanır!

Youtube yasağının 1. yılını kutladığımız bugünlerde, yasağın 1. yaşının doğumgünü hediyesi tadında yeni bir yasağımız daha oldu. Dailymotion güzüde mahkemelerimiz tarafından yasaklanmış durumda ve yasak şimdilik dns üzerinden. Adrese girmeye çalıştığınız zaman resimdeki karar duyurusu ile karşılaşıyorsunuz.

dailymotion

Yasak hangi sebebten alınmıştır bilemiyorum. Ancak Youtube yasağının bir başlangıç olduğu devamının da geleceği kanıtlanmış oldu. Sadece bu tür medya paylaşım siteleri değil, herhangi bir site benzeri saçma sapan başvurular ile kapatılabilir. Örnek olarak Richard Dawkins‘in evrim sitesine de 2008′in son aylarında yasak gelmişti. Sonrasında yasak kaldırıldı ancak özgür düşünce üzerindeki karabulutlar kendini iyiden iyiye hissetirmişti. Benzer başka bir örnekte Türkiye’deki sayılı forumlardan biri olan, bilgi güvenliği üzerine oluşturulan doctus.org‘un kullanıcılarına sağlamış olduğu ücretsiz bloglarda yayınlanan bir yazı üzerine düzeltme imkanı dahi verilmeden ve ardından yapılan düzeltme önemsenmeden yasak getirilmişti. Googlesite için de benzer bir tehlike Atatürkçü Düşünce Derneği‘nin dinazorları yüzünden ufukta görünmüş durumda.

Şimdi, “yasaklasınlar! Biz bir şekilde gireriz, Başbakan dahi giriyor.” gibisinden cümlelerin havalarda uçuştuğunu duyar gibiyim. Bu tür yasakları delen biri olarak, bu cümleleri anlamakla beraber konunun ciddiyetini gölgelememesi gerektiğini düşünüyorum. İstendiği takdirde ne dns değişikliği ne host dosyası ile oynamalar ne de tünel siteleri bu soruna çare olamaz. Tanıdığım bir kaç Arap arkadaşın ülkelerindeki durumlardan biliyorum, dediğim gibi istenildiğinde tüm yollar tıkanabiliyor. Ne mutlu ki yasakçı zihniyet o kadar köhne ve çağın gerisinde ki bu yollardan bihaber. Ama dediğim gibi bu durum yasakların ve nedeni zihniyetin varlığını, özgürlük çevresindeki puslu duvarlarını gözden ırak koymamalı. Zamanında nasıl kitaplar yakılmış, dergiler toplatılmış kısacası düşüncenin üzerine örümcek ağları çekilmek istenilmiş ise internet erişimin kısmen ve belki ilerde tamamen engellenmesi de aynı amacın günümüz uzantısıdır.

Elden ne gelir soruna  yanıta gelince; forumlarda, bloglarda, haber sitelerinin yorum sayfalarında, gazete yazarlarına, TV programcılarına sesinizi duyurun! Dinlemezler, etkisi olmaz demeyin ve eliniz nereye ulaşıyorsa bir kelime dahi olsa o noktada o kelimeyi kullanın. Yoksa bu tehlike gün geçtikçe normalleşir, kemikleşir. Sırf kabul edilemez görüntüler içeriyor diye paylaşım siteleri engelleniyorken ya da sırf birilerinin düşüncelerine ters diye bilim, felsefe sitelerine erişim yasaklanıyorken sessiz kalmak sonraki yasaklar için bir kabulleniş, boyun eymişlik olur.

Çimlere basın!

“Çimlere basmak yasaktır!”

Bu yasak tabelasını ne zaman görsem gülesim gelmiştir. “Çimlere neden basılmaz?”, “Çimler ne için vardır?” şeklinde onlarca soru aklıma gelir. Hadi çiçeklere dair bir uyarı olsa anlarım, ama çimler üzerinde gezilmesi için vardır. Hatta uygun bir alanda, yalın ayak çimde yürümek gibisi var mı ki insanı rahatlatsın, alıp götürsun tüm sıkıntılarını. Lakin bizde çoğu yerde yasaktır ya da dolaylı yoldan yasaklanır.

Örnek olarak halka açık parklarda dahi bu uyarı ile kesin olarak yasaklanır bu huzur anı, hatta bir de basına hamşo bir güvenlik görevlisi dikerler bu kutsal görev için. Bir de dolaylı yasaklar vardır. Örnek olarak benim üniversitemin güzide uygulaması; öğrencilerin oturmak için kullandığı yerleri bir daha çimlendirmez. Eskiden kütüphanemizin önü bakımlı çimlerle örtülüydü. Öyle büyük te bir yer değil hani, ama üniversite yönetimini rahatsız etmiş olacak ki bir yerden sonra orayı çimlendirmeyi bıraktı. Şimdi inadına yetişen az miktar ot dışında çok bir şey yok.

Birde geçenlerde kanaldan kanala zıplarken sıkıntıdan Selena denen gereksiz diziye denk geldim. Öncesinde de arkadaşla bu çimlerin yasak durumuna dair laf açılmıştı aramızda, o yüzden o kısa zaplama anında dahi dikkatimi çekti dizinin kötü karakterinin çimlere dair hain planı. Aklınca kötülük yaparak kendine puan kazandırıyordu insanların aklını çelip çimleri ezdirerek.  Aman Allah’ım ne büyük kötülük değil mi? Zaten insanların üzerinde dolaşması için var olan otları ezmek ya da ezdirmek. Zaten etraftaki aptal yasaklar yetmezmiş gibi bir de böyle aptal işler aracılığı ile insanların akıllarına kazıyorlar bu lüzumsuz yasağı.

Merak etmiyor değilim açıkcası, insanların bu ufak ihtiyacının maliyetini. Acaba maliyeti yüzünden mi yasaklıyorlar? Sonra hemen aklıma geliyor onca lüzumsuz harcama. Belediyelerin top dağatması, onlarca maskaralık için pay ayırması. Ama iş bu tür ufak şeylere gelince yasak oluyor ne hikmetse.

Aslında bu çim yasağı çok önemli. Etrafımızda bize yasak olan şeyleri tekrar gözden geçirmek için en açık örnek. Çoğumuz böyle yasakları sorgulamaz, aksine vatan göreviymişcesine sahiplenir. Çimler üzerinde yuvarlanan çocuklar gördümü gider azarlar, ya da ailesi yakındaysa onları ayıplar. Kısacası etrafımız değil, artık benliklerimiz de bu anlamsız yasaklarla sarılmış durumda.

Bu çimler yasağı bir kapı olsun ki tekrar düşünün!