İmza kampanyasının duyulması ile tepkiler de her düzeyden yükselmeye başladı. Gazetelerdeki köşelerde, dijital ormandaki forum ve günlüklerde, kahvede kısacası her yerde. Haliyle konu bir kampanya olunca, karşıt kampanyaların olmaması düşünelemez. Bende bulduğum ilk karşıt imza kampanyası düzenleyen site üzerinden konuşmak istiyorum. Karşıt kampanya, “Özür Diliyoruz” kampanyasının tam karşıtı olan bir adreste hayat bulmuş; “Özür Dilemiyoruz“.
Açıkcası karşıt kampanyaların düzenlemesinde bir sorun yok. Özür dilemek adına nasıl bir talep varsa özür dilememek adına da savunmaların olması doğasındandır. Hatta çok yakında özür dileme şeklini ya da içeriğini beğenmeyenler farklı özür yolları ve gerekçeleri bularak başka benzer kampanyalar da açabilirler ama ne yazık ki paylaşmak istediğim konu bu değil.
“Özür Dilemiyoruz” kampanyasının yorumlar kısmına bakmanızı istiyorum. Açıkcası beklediğimden farklı değildi. Olabildiğince saldırgan, aslında savundukları duruşların altını kendi sözleri ile oyan yorumlar. Çok merak ediyorum, bu sözleri söyleyenler nasıl olur da çıkıp atalarımızın hoşgörüsünü öne sürüp, ona tutunmaya çalışırlar? Tekrar söylüyorum, kendi sözleri ile kendi duruşlarını zayıflatıyorlar. O sözleri söyleyenler, tehcir de yapar, soykırım da. Ee, haliyle de özür dilemek bir yana, yapılanların över, bugün olsa tekrar yapardık derler.
Evet, sinirlenmekte haklı oldukları yanlar var. Bir büyük savaş zamanında, nerdeyse bir iç savaş yaşanmasına sebeb olan bir millete bu tür hislerin beslenmesi doğal. Doğal ama bu isyanın temelleri yok sayarak ya da sadece kendilerini haklı çıkartacak sebeblere indirgeyerek haklılıklarını savunamazlar. Hele bu söylemlerle hiç.
Açıkca kendi görüşlerimi belirtmek istiyorum. Benim gözümde Taşnakçılık neyse İttihatçılıkta odur. Yazının devamını oku »










