Opera 10: Bir tarayıcıdan çok fazlası!

İnternet tarayıcılar artık hayatımızın olmazsa olmazlarından. Bir çoğumuz hala interneti, işletim sisteminde varsayılan olarak gelen tarayıcıyı ya da popüler arama moturunun internetin kendisi olarak bilirken, aslında çok geniş bir yelpaze kullanıcılar için bekliyor. Bu geniş katalogta en popülerinden biri olan Opera, 10. sürümü ile hem değişen yüzü hem de yeni yetenekleri ile karşımızda. Opera uzun zamandır bu alanda yeniliklere öncülük etmiş ama ne yazık ki diğer tarayıcılar kadar geniş kitlelere ulaşamamış bir yazılım. Bunu en önemli nedeni olan ücretli olmaktan vazgeçerek büyük bir adım atalı daha 1-2 yıl oluyor. Lakin hem hızlı gelişimi hem de bu adımı Opera’nın önündeki duvarları yavaş yavaş kaldırıyor. Ve yeni sürümü ile karşımızda olan Opera 10‘nun yeni özelliklerini kısaca sıralayalım:

  1. Otomatik güncelleme özelliği
  2. Hata raporlama aracı
  3. Yazım denetimi
  4. Opera Presto 2.2  işleme motoru
  5. Opera Turbo
  6. Görsel sekmeler
  7. Yeni arayüz

Bunların yanında bir çok iyileştirme Opera 10 ile kullanıcıya daha hızlı ve sorunsuz bir internet deneyimi vaadediyor. Acid Test 3‘ten 100 puan alması, HTML5 desteği, geliştirici aracı yapılan geliştirmelerden sadece bir kaçı. Bunların yanına eposta desteği, Speeddial özelliğinde de iyileştirmeler mevcut.

Şimdi de sırasıyla yeni gelen özellikleri tanıyalım: Yazının devamını oku »

Alacakanlıkta aşk; Twilight

afisafis

Evet! Günlüğümün ilk film tanıtımı ile günlüğümde kendimce bir ilke imza atıyorum; TWILIGHT(Alacakaranlık). Öncelikle belirtmem lazım kitabını okumadım. O yüzden övgü ve eleştirilerim tamamen kitabından ve içeriğinden bağımsız.

Neyse, dün arkadaşlarla buluşacaktık ve benimde 2-3 saat kadar zamanım vardı. Güzel bir Türk kahvesi yuvarladıktan sonra baktım zaman böyle geçmez, sinemaya gitmeye karar verdim. Gözüme ilk çarpanda TWILIGHT oldu. Vampir öğesi her zaman ilgimi çekmiştir ama Buffy ‘deki gibi ucubik yaratıkların işlendiği yapımlar değil, kendilerine ait sosyal yaşamları olan, kökleri tarihte çok eskilere giden vampir filmleridir ilgimi çeken. Bu alanda da sanırım Interview the Vampire’ın eline kimse su dökemez. Anne Rice’in oluşturuğu fantastik tarihçenin haliyle de özel yeri vardır bende. TWILIGHT‘ta da bu tarzda olduğuna ufak tefek şeyler okuduğum için gitmeye karar vermiştim.

Neyse uzatmadan filmi özetleyerek işe başlıyorum. Yeniden evlenen ve yeni eşinin işi yüzünden(beyzbol oyuncusu) çok gezmesi gereken annesi Bella’yı(esas hatun, Kristen Stewart), babasının yanına Washigton’daki Forks kasabasına gönderir. Sıcak bir iklimden, güneşin nadiren uğradığı bu kasabaya düşen Bella, babası ile arasındaki soğuk ilişki ile daha derin bağlarla bağlanır bu sıcak! kasabaya. Yeni okuldu, zorunlu arkadaşlıklardı derken, esas kızımızın gözü okulun mermerden yontma heykellerine yani esas oğlanın grubuna takılır. Daha ilk bakışta aşk şeklinde dibi düşen Bella’yı ilk derste kötü bir süpriz beklemektedir.

Yazının devamını oku »

Ve en sonunda Hotmail’de de ücretsiz POP3 ve SMTP desteği

Sanırım, kullanmasa dahi herkesin en azından bir HOTMAIL eposta adresi vardır. Hotmail, Livemail adı altında son 1-2 yıldır modernleşmeye çalışıyor. Aslında kendi isteği ile değil, Google’un yaratmış olduğu güçlü rekabet tehditi yüzünden. Gmail ilk çıktığı günden beridir, diğer eposta adresi sağlayıcılarının ücret karşılığı sağladığı tüm hizmetleri ücretsiz vererek bu alanda ilklere imza atmıştı. Bunlar arasında, neredeyse sınırsız saklama kapasitesi, imap/pop3 ve smtp desteği bulunuyordu. Hotmail’de isim ve yaklaşım değişikliğine giderek Live adı ile öncelikle kapasite artırımına gitmişti. Ve geçen haftada da pop3/smtp desteğini ilk etapta bellirli ülkelerde ücretsiz vererek kendince büyük bir adım atmış oldu. Açıkcası, bu adım için zaten bu zamana kadar beklemesinin de bir anlamı kalmamıştı. Thunderbird ve webmail eklentileri bir çok eposta sağlayıcısından pop3/smtp hizmeti ücret karışılığı ödenmeden sağlanabiliyordu. O yüzden, Hotmail’in bu adımını devrim olarak niteleyenler, ya bunları bilmiyorlar ya da sadece reklam adına bu şekilde lanse ediyorlar. Lakin imap desteğinin hala ücretsiz verilmiyor olması, başka bir konu ki ben imap desteğini pop3′e göre daha işlevsel bulanlardanım.

Öncelikle, Hotmail’in pop3 desteğinden yararlanabilmek için bu desteğin aktif verildiği ülkelerden birini kişisel ayarlar kısmından web erişimi seçmeniz lazım. Ben, İngiltere seçtim ve bir gün sonra pop3 desteği aktif hale geldi. Sonrasında, Thunderbird, Outlook, ve benzeri eposta istemcileriden birine sahip olmanız gerekiyor. Yazının devamını oku »

Bilgisayar, Teknoloji kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , , , , , . 2 Yorum »

İE7 Günvenlik Açığı

İnternet Explorer’in güvenlik sorunları hiç bir zaman eksik olmadı. Hantallığının ve işlevsizliğinin yanında bir güvenlik sakıncaları, İE nin yerine alternatiflerinin elini güçlendiren argümanlar. 2 gün önce BBC İE ile ilgili yeni bir güvenlik açığının haberini yaptı, ve kullanıcılara alternatiflerini kullanmalarını önerdi.

Biraz bu konularla ilgiliyseniz, forumlarda, dergilerde, arkadaş sohbetlerinde bu konun bir şekilde geçtiğine şahit olmuşsunuzdur. Ama ilk kez bu kadar büyük bir basın kuruluşu böyle bir haber yapıyor ve ardından da alternatiflerinin kullanılmasını öneriyor. Özellikle alternatiflerinin kullanılmasının önerilmesi böyle bir haberde, benim bildiğim kadarıyla bir ilk. Ve seste getirdi. Microsoft bugün ilgili açıkla ilgili bir güncelleme yayınladı. Daha önce de böyle kritik açıklar bulunmuş, yaması MS’in rutin güncelleme periodunda(her ayın ilk salı akşamı) bile yer bulmamış hatta açığın kapatılması aylar almıştı.

Peki nedir MS’i bu kadar çabuk davranmaya iten sebeb? Sadece BBC’de yayınlanan haber mi? Tabi ki hayır! İE7 ve hatta beta sürecindeki İE8 rakiplerinin çok gerisinde. Daha da önemlisi uzun zamandır İE kullanıcı miktarı olarak pazar payını kaybediyor. Google, Chrome‘un bazı sistemlerde kurulu gelmesine dair anlaşmalar bağlamış durumda, Firefox‘un zaten pazardaki yükselen grafiği ortada, Opera‘da kendisine belli bir kitle oluşturmuş durumda, Safari de kendi platformunun duvarlarını aşarak artık MS sistemlerinde de kullanılabiliyor. Ve bu kitleler büyük oranda İE kullanıcısı sayısına eksi yazıyor. Artık MS bu pazarda tekel olmadığının farkında ve eski hantallığınından kurtularak en çok eleştiri aldığı güvenlik güncellemelerinin yayınlama süresinde kendince bir devrim yapmış oldu.

Tabi ki MS için büyük, web tarayıcılarıcı dünyası için bu küçük adım, İE’nin gittikçe azalan popularitesini geri kazandırmak için oldukça yetersiz. Yukarıda da dediğim gibi işlevsizliği, hantallığı beta sürecindeki İE8′de de aynen devam ediyor.

Bende bir çok yerde karşınıza çıkabilecek bir öneriyi ve uyarı tekrarlamak istiyorum: İnternet Explorer kullanmayın, alternatiflerini muhakkak deneyin.