Konu Ermeni tehciri ya da soykırımı. Bir kaç aydın, 1915 olaylarına dair bir imza kampanyası hazırlıyorlar, 1915 olaylarında yaşananlardan dolayı özür dilemek için. Bu sefer farklı bir yol izleyerek imza kampanyasını sanal ortama taşıyorlar ve büyük ihtimalle uzun bir süre açık kalarak geniş kitlelerin katılımını sağlamayı düşünüyorlar. Açıkcası soykırımdır ya da değildir konusuna girmeyi düşünmüyorum, bu konu benim birikimimi fazlasıyla aşar. Ama konuya dair fikirlerim de yok değil.
O kadar derin ve karmaşık bir konu ki iki tarafında haklı gerekçeleri var ama ortada bir gerçek var; soykırım ya da isyan karşısında haklı tehcir, her iki durumda da bir milletin büyük bir insan kaybı var. Resmi tez; isyan ettiler bizde güvenli bir yere gönderdik der ve ekler; kesinlikle ve kesinlikle soykırım gibi bir kastımız yoktu. Ama uluslarası hukuk farklı bir şey söyler: “eğer kasıtı ispat eden bir belge yoksa bile, eylem söz konusu grubun imhasına yol açabilecek sonuçlar doğuruyorsa, kasıt unsuru tamamlanmıştır ve bu bir ’soykırım’ sayılır”. Tabi burda bir şeyi göz önünde tutmak lazım, o dönemde böyle bir uluslararası yazım yok. Hatta o dönemde böyle bir tehciri uygulayan tek devlet biz de değiliz. Almanya’sından İngilteresi’ne Balkanlardan Kafkasya’sına kadar bir çok yerde tehcir uygulanmış.
Peki bizim diğerlerinden farkımız nedir? Neden onlar kabul etmezlerken bizim başımıza bunu kakıp duruyorlar? Bu konunun da aslında çok yönlü olduğunu eklemem lazım, geçmişle hesaplaşma başlığı altında kurulan bir AB’den, tamamen güçler oyunana bağlanabilir bu konu. Ama görmezden gelemeyeceğimiz bir nokta var; özür. Yukarıda saydığım başka devletlerin bir çoğu geçmişleri ile hesaplaşma adına yaptıkları için yeterli ya da yetersiz özürler dilediler. Tabi ki sözleri ile yaptıkları uyuşmayanlar vardır ama en azından bir nebze dahi olsa ileri bir adım atabildiler. Ve kimisi soykırım olduğunu kabul ederken kimisi de en azından uygulamaların kanlı geçmişi adına özür dilediler. Bizim gibi geçmişimize sırt çevirmek yerine en azından insanlık adına, aldıkları kararlardan dolayı ölen insanlar için özür dilediler. Hemen pragmatik sorular gelebilir akla; ne kazandılar, ne kaybettiler? Konu kazanmak ya da kaybetmek değil, zaten bir kayıp üzerine söylenen sözler. Bundan sonra nasıl bir kazancı olabilir ki!
Tabi işin içinde siyaset var, mutlaka birileri bi kazanç-kayıp ayrımına gireceklerdir. Ama bu ayrım yüzünden zaten bunlar yaşanmadı mı? En azından sadece ölenler adına, kendi vatandaşını haklı bir şüphe üzerine dahi olsa, tehcir ederken ölmesine sebeb oldukları adına özür dilemek bu kadar mı zor? Bakın soykırımdır ya da değildir demiyorum, sadece ölenlerin de o devletin vatandaşı olduklarını ve bugün hala onların torunların da bu devletin vatandaşı olduklarını hatırlamamız gerektiğine inanıyorum. İnanıyorum ki bu insanların kayıplarına dair özür dilemek, başka özürlerinde önünü açacaktır, 12eylülünden Maraş olaylarına kadar bir çok kapalı kalmış konu var bu ülkede. Bir yerden başlamak lazım.
Bir yerden başlamak lazım ama bir şeyi de akıldan çıkarmamak gerek. Geçmişte her ne olmuşsa olsun, bu dünyadaki tek suçlu millet bizmişiz saldırılarına ya da savunmlarına karşıda durduğumuz yeri bilmemiz lazım. Özür dilemek için küçülmemek, aksine Anadolu insanının yapıtları ile belgelenmiş insan sevgisi üzerinden tekrar büyümemiz lazım ama dediğim gibi bir yerden başlamak lazım. Tabi ki bir yerden başlamanın tek başlangıç noktası bu kampayna değil. Hatta bu kampayanın içeriğine ve hazırlayanlarına dair derin şüpheler var. Ama bu demek değildir ki bu konuya sırt çevirelim, eğer gerçekten samimiysek ve bu kampanyaya dair şüphelerimiz varsa kendi kampanyalarımızı kendi özürlerimizi hazırlayalım. Bizler insanız, devletlerin kazanç-kayıp güdüleri bizi bağlamaz ya da en azından bağlamamalı, soykırım yakıştırmasını beğenmiyorsak sadece ölenlerin kederi için özür dileyelim.
Ben kendi adıma, o dönemde ölen insanlarımız için özür diliyorum ve acıları acımdır. Umarım bir daha asla böyle bir acının gölgesi bu topraklar üzerine düşmez ve düşmemesi de sadece ve sadece bizlerin elinde.