Aslında zamlara alışkınızdır, öyle %10lar falan korkutmaz gözümüzü. Söveriz, sayarız ardından hiçbir şey olmamış gibi ettiğimiz küfürlerin vermiş olduğu arınma durumundan sonra döneriz günlük işlere. Şu elektrik zammı ceryan çarpmış gibi yapsa da asıl üzerinde durmak istediğim bununla bağlantılı olsa da farklı.
Bugünden en az 5-10 yıl öncesine değinmek istiyorum; hani daha hayatımızda “A” sınıfı ev gereçleri, tasarruflu ampullerin olmadığı zamanlara. İlk gerekçe olarak elektrik ve su giderlerini azaltmak için o günlerden bugünlere hepimiz artık bu kriterlerde esya, araç gereç alıyoruz. Alıyoruz da acaba faturularamızda bir azalma görebildik mi? Biz tasarruf yaptıkça, yaptığımız tasarruflar hep zamlar ile bizim cebimizden çekildi. Belki bir süre faturalar aynı kaldı ama asıl hedef faturuları azaltmakken artık bırakın aynı kalmasını sağlamayı iyiden iyiye can yakar konuma geldi.
Sadece elektrik, sudan bahsetmiyorum, ısınmada da aynı sorun var. İnsanlar evlerinin camlarını değiştirdiler, dış yalıtım için tonlarca para harcadılar. Peki ardından ne oldu, ısınmak için harcanan para bizde mi kaldı? Cevap ne yazık ki; hayır! Doğalgaz zamlarındaki artış, kömür fiyatları hep bizlerin tasarruflarını biz farketmeden aldı götürdü.
Yanlış anlaşılmasın, tasarruf yapmak ahmaklıktır noktasına getirmek gibi bir niyetim yok. Yok ama aptal konumuna düşmekte can yakmıyor değil. 60′lardan beri, bu ülke nükleer santrali konuşuyor, yapılsın yapılmasın değil konu. 50 yıla yakın bir süredir, enerji politikamızın olmadığına dair bir örnek sadece. 50 yılda nasıl olurda kesin bir karar verilemez, hadi nükleer olmasın, enerji açığını kapatmak adına ne yapıldı? Koca bir hiç! Dışardan doğalgaz alıyoruz, hatta elektrik ithal ediyoruz. Hep övünürüz bu kadar kömürümüz, şu kadar su kaynağımız var diye ama hepsi bu kadar. Yatırım yapmak yerine, günü kurtarma politikaları ve bu politikaları hayatta tutmak için bizim ceplerimizden uçan paralar. Bizlerin sesleri çıkmadıkça da kapıya bir ton kömür bırakıldığında mutlu olundukça da bunlar değişmez.
Tabi bir de işin çevre boyutu var. Harcadığımız enerjiyi ne kadar verimli kullanır ve azaltırsak o ölçüde daha az zarar veriyoruz dünyamıza. Lakin insan yakın etkilerini de hissetmek istiyor işte yaptığı tasarrufun. Yoksa bu örneği çok gördüm, daha da görürüm gibi geliyor; “Abi bu ampulleri alıyoruz da bir değişiklik yok faturada. Bir de üzerine buna verilen para ile 10 ampul alınır!”. İnsanlar farkında olmadan, durumun farkındalar aslında ama üzerine düşünmüyorlar. Sadece vaadedilen işi yapmadığını düşündükleri aletleri suçluyorlar.
Aklıma takıldı işte, paylaşmak istedim. Yoksa bir yere varacağı, bağlanacağı noktayı görmekten hepimiz çok uzak gibiyiz.