Merak ile beklenen Pardus 2009 dün itibari ile final sürümünü çıkardı. Yeni sürüm ile ilgili detaylı bilgi için Pardus 2009′un duyuru sayfasına bakabilirsiniz. Cdlerine de indirme sayfasından ulaşmak mümkün. Şimdilik sadece Kurulan CD olarak indirilebiliyor, Çalışan CD ise kısa zamanda yayınlanacaktır. Kurulan CD olarak ta iki indirme seçeneği mevcut; Türkçe ve 11 dil destekli International. Ne yazık ki bu sürümde de 64bit seçeneği mevcut değil ancak buradaki habere göre seneye artık 64 bitlik Pardus sürümüne kavuşacağız. Kısaca Pardus 2009 ile gelen yenilikleri sıralarsak:
* KDE 4.2.4
* Linux çekirdeği sürüm 2.6.30
* OpenOffice.org ofis araç seti 3.1
* Firefox internet tarayıcı 3.5
* Gimp 2.6.6
* Xorg 1.6.2pre
* Python 2.6.2
* Texlive 2008
* GCC 4.3.3
* GLIBC 2.9
Bu liste içersinde en dikkatimi çeken Firefox oldu, çünkü neredeyse aynı anda yayınlanmış olmalarına rağmen Pardus takımı Firefox’un 3.5.1 paketini CD’ye eklemeyi başarmışlar. Ayrıca Kernel 2.6.30 üzerine kurulu olması yeni donanımlara da destek vermesini sağladığı gibi yeni dosya sistemi ext4 desteğini beraber getiriyor. Kde4 konusunda da son kararlı sürüm 4.2.4 seçilmiş. Son RC sürümündeki kde4.3 belki eklenebilirdi. Lakin Kde4.3 final sürümü güncelleme ile gelirse Kde’nin son yenilikleride Pardus kullanıcısı ile buluşmuş olacak. Bunu da bir iki hafta içersinde göreceğiz. Yeni sürümün kısa özeti dışında, ufak bir görsel rehberde hazırladım. CD’yi indirdikten sonra sanalpc altında kurarak kısa bir göz attım.
Pardus 2009 International CD’sini indirdiğim için olsa gerek kurulumda ne yazık ki Türkçe seçeneği yoktu. Aslında bu şekilde dilleri ayırmak yerine dil paketlerinin kurulum için gereken bölümlerini cdye ekleyip, kurulum sonrası dil paketlerini ise kurulum bitimine doğru netten çekecek şekilde ayarlayabilirlerdi. Ama internet erişimi olmayan bilgisayarları düşünmüş olmalılar ki böyle bir ayrıma gitmişler.

Kurulum aşaması oldukça basit bir şekilde ayarlanmış. Pardus’un yeni vişne çürüğü renkli teması kurulum aşamasında da kullanılmış. Bölümlendirme otomatik ve elle olmak üzere iki opsiyona ayrılmış. Hatırlatmak gerekir ki eğer sistemde başka bir işletim sistemi ya da bölümler mevcutsa elle bölümlendirmek gerekiyor. Yoksa kurulu sistemden ve arşivden olmak içten bile değil. Bölümlendirme dışında kurulum neredeyse otomatik olarak geri kalan işleri kendisi hallediyor. Eğer kurulu başka sistemler var ise onlarında başlangıç girdilerini otomatik olarak Grub’a ekliyor.

Kurulum bitiminden sonra aynen kurulum temasında olduğu gibi vişne çürüğü rengindeki karşılama ekranı bizi karşılıyor. Açıkcası yeni renk çok hoş olmuş. Bu tür küçük ayrıntıların dağıtımları birbirinden ayıran yönler olduğununun altını çizmek lazım. Karşılama ekranında kullanıcı ad ve şifresini girdikten sonra artık klasikleşen Kde4 plasmoid masaüstü ile karşılaşıyoruz.


İlk kullanıcı girişinde Kaptan ismindeki ayar sihirbazı karşılıyor. Deneyimli kullanıcılar bu ekranı kapatarak kendi ayarlarını daha sonra da yapabililer ancak yeni kullanıcılar için çok yararlı bir sihirbaz hazırlanmış. Kaptan yardımı ile fara, klavye, ağ, paket yöneticisi, tema ve daha bir çok ayar çok kolay ve hızlı bir şekilde yapılabiliyor.

Sıra geldi Pardus 2009 ile beraber gelen yazılımlara. Pardus simgeli “K menu” diğer Kde daığımlarında da olduğu gibi bölümlere ayrılmış. Hemen belirtmek istiyorum çok sayıda yazılım kurulu geliyor. Özellikle multimedya bölümünde 3 farklı vidyo oynatıcının yüklü olması beni şaşırttı. Hatta Gnome Medya Oynatıcının bile yüklü olması bana fazla gibi göründü. Kde dağıtımda zaten alternatifi olan bir gnome yazılımının sisteme dahil edilmesi bana çok mantıklı gelmedi. Mönülerin ve yazılımların sırası ile ekran görüntüleri şöyle:
Grafik:


Aynı işi yapan programların birlikte yüklü gelmesi gereksiz görülebilir, Gimp ve Kolourpaint uygulamalarında olduğu gibi. Ancak Gimp daha profesyonel bir uygulama iken diğeri daha basit işler için düşünülmüş olmalı. Ancak bence sadece paket şişkinliğine neden olmuş ve göz boyomak dışında bir artısının olduğunu düşünmüyorum. Ki benzer durumu diğer bölümlerdeki bazı yazılımlar içinde söylemek mümkün.
İnternet:



Grafik bölümündeki durum burada da geçerli, Kmail, News Reader, Feed Reader gibi benzer yazılımların bulunması sadece paket sayısı olarak göz boyuyor ancak Kmail ile eposta ve haberleri takip etmek zaten mümkün iken ayrıca News Reader ve Feed Reader neredeyse benzer yazılımlar iken yüklü gelmesi gereksiz olmuş. Ama Firefox ve Konqueror için aynı şeyi söylemek haksızlık olur. Birisi gecko üzerine diğeri webkit üzerine kurulu tarayıcılar. Ayrıca Konqueror Kde masaüstünün ayrılmaz bir parçası olduğu için sistemin olmazsa olmazlarından ve bunun yanına Firefox’un son sürümünü eklemek akıllıca olmuş. Bunların yanında internet tarayıcılar için gerekli eklentiler(flash, java gibi) kurulu geliyor. Diğer bir çok dağıtımda bu gibi bilişenleri kullanıcıların kurması gerekmekte.
Multimedya:


Multimedya bölümünde dikkat çeken ilk nokta dört görüntü oynatıcının kurulu gelmesi; Gnome Medya Player, Mplayer, Smplayer ve Dragon Player. Dragon Player Kde4 ile gelen varsayılan görüntü oynatıcı ve bunun yanına kendi kodekleri ile gelen Smplayer ve onun temeli mplayerin eklenmesi kullanıcı açısından büyük kolaylık olmuş. Ancak Kde bir sistem Gnome Media Player’in ne iş var diye sormadım desem yalan olur. Bu kadar çok program alternatifi ile gelen Pardus 2009′da ne yazık ki Amarok kurulu gelmiyor. Onun yerine JuK isimli başka bir oynatıcı koymuşlar. Ama ne yazık ki işlevsellik açısından Amarok’un yanına bile yaklaşamaz bu oynatıcı. Ayrıca bir çok programı alternatifleri ile birlikte koymalarına rağmen Amarok gibi Kde platformunun en önemli yazılımlarından birini yok saymalarını anlayamadım. Kodek konusuna gelince, kodeklerin bir çoğu kurulu geliyor. Bu da kodek arama sıkıntısından kurtulamayan bir çok kullanıcının ilacı olmuş. Diğer dağıtımlarda kodekler yasal sınırlandırmalardan dolayı kurulu gelmez. Pardus’un bu şekilde kodekleri kurulu vermesi ana kullanıcı kitlesinin hala ülkemiz ile sınırlı kaldığını gösteren ufak bir ayrıntı.
Ofis:



Ofis platformu olarak Openoffice seçilmiş ve son sürümü 3.1.06 eklenmesi güncellik açısından önemli bir nokta. Diğer bölümlerdeki program işgüzarlığına gidilmemesi şaşırtmadı desem yalan olur. Bir Abiword, Koffice i gözlerim aradı!
Paket Yöneticisi:

Pardus takımının en başarılı bulduğum işlerinden biri paket yöneticileri. Diğer Kde masaüstlü dağıtımlarda gelen paket yöneticilerinin Pardus Paket Yöneticisini örnek alması gerektiğini düşünüyorum. Örnek olarak Kubuntu’nun paket yöneticisi oldukça sorunlu, Suse’nin yöneticisi ise yeni kullanıcılar için ulaşılmaz ve karışık. Lakin depodaki paket sayısı hala çok sınırlı. Bilindik programlar depoda bulunuyor ancak yerel bir dağıtım olması ve deposunun sınırlı olması Pardus’un diğer dağıtımlar arasında gerilere düşürür. Geliştirici kadronun sınırlı olması bu konudaki en önemli engel gibi görünüyor.
Firewall:


Pardus 2009′da diğer bir hoşuma giden özellik kurulu bir firewall arayüzü ile birlikte gelmesi. Bir çok dağıtım ne yazık ki ya firewall kurulu gelmiyor ya da kurulu firewall bir arayüze sahip değil ve konsoldan idare ediliyor. Bu da bu konuda bilgisi olmayan kullanıcılar açısından önemli bir handikap. Çoğu kişi linux sistemlerde firewalla gerek olmadığını düşünür ancak firewall her sistemde değişmez bir güvenlik aracıdır. Bunun ile birlikte her ne kadar firewall kurulu gelse de aktif değil, ve aktif hale getirmek kullanıcıya bırakılmış. Basit bir arayüze sahip ve üç temel işlev olarak ayrılmış, gelen bağlantılar, giden bağlantılar ve interne paylşaımı. Port ayarları ise oldukça basit; sadece izin vermek ya da kapatmak istediğiniz portun numarasını giriyorsunuz. Tcp ya da udp gibi protokol seçme opsiyonu yok.
Son sözler:
Pardus 2009 son kullanıcıyı hedefleyen, linux ile bugüne kadar hiçbir alışverişi olmayanların dahi rahatça kurup kullanabileceği bir dağıtım. Kodekler ve flash java gibi kısıtlı paketlerin kurulu gelmesi hedeflenen kitle düşünüldüğünde oldukça mantıklı. Lakin bir çok benzer programın kurulu gelmesini ben pek anlamlı bulmadım. Hele bunca programın bulunmasına rağman Amarok’un eksik olması komik olmuş Forumlarda okuduğum kadarıyla bir çok kişi Türkçe çeviriden oldukça şikayetçi. Özellikle imla hatalarında genel bir şikayet var. Ubuntu gibi Türkçe konusunda oturmuş dağıtımları düşündüğümüzde yerli bir dağıtımın Türkçe’ye daha çok özen göstermesi gerekir. Sanalpcde denediğim için ekran kartı gibi kısıtlı sürücüler hakkında bir şey söyleyemem, bununla bağlantılı olarak masaüstü efektlerini de ne yazık ki deneyemedim. Son olarak Pardus’un hedef kitlesinin masaüstü kullanıcıları olduğunu ve bu kitleyi de tatmin edecek özelliklerle geldiğininin altını çizmekte fayda var. Lakin bir linux dağıtımının sunucu sürümünün olmaması ne yazık ki o dağıtımın gelişmesinde önemli bir eksikliktir. Bütçesi ve geliştirici takımının kısıtlı olması bunun en önemli sebebi, en kısa zamanda güçlü bir sponsor bulmaları gerekiyor.
Kısacası eğer linuxe adım atılmak isteniyor ise Pardus 2009 ideal bir ilk adım. Özellikle ülkemizdeki sınırlı linux bilgisi düşüldüğünde Pardus’un önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Pardus takımını bu yeni sürümü için tüm içtenliğim ile kutluyorum.
Nice yeni sürümlere!











13.Ağustos.2009, 18:46 üzerinde
Geçmişte rethat ve gelecek linux kullanmıştım.Şu an pardus 2008.2 kullanıyorum diğer bilgisayarıma pardus 2009 u yükledim ancak kde 4.xx masa üstüne bir türlü ısınamadım ve çok yavaş .Pardus 2008.2 daha güzel ve hızlı kde 3.5 daha güzel.Benim için hız ve kararlılık daha önemli görsellik ikinci planda .Yinede pardus 2009 ‘ a emeği geçen herkeze teşekkür ederim. Türkiye’de de istenildiğinde çok çok güzel şeyler yapılabildiğine iyi bir örnek sizlerle gurur duyuyorum iyiki varsınız.
19.Ağustos.2009, 10:58 üzerinde
dün yükledim ve sevdim hemde çok
)