Bir süredir devam eden bu yakışıksız tartışmadan gerçekten rahatsızım. Cumhurbaşkanı’nın kampanyaya dair sözlerini fırsat gören Canan Arıtman, ırkçı söylemlerle uzun zamandır geniş bir kitleyi rahatsız ediyor. Hatta kendi partisinden dahi uyarı cevası aldı ancak duracağa benzemiyor.
Böyle bir söylem açık bir ırkçılıktır ve demokrasi, insan hakları ve hukuk gibi kavramların Anayasa’sında bulunan bir devletin milletvekilinin bu sözleri söylemiş olması ve hatta devam edecek özgüveni(!) kendinde görüyor olması gerçekten üzücü. Canan Arıtman’ın özellikle son sözlerine dair Anayasa’mızdan bir maddeyi alıntılayarak kendisine cevap vermek istiyorum ancak kendisinin son sözlerini paylaşmam lazım:
“Osmanlı’da sonradan Müslüman olan gayr-i müslimlere yeni nüfus kaydı çıkartılırken bizzat devlet tarafından baba adı olarak Müslüman isimler yazılırdı. Bu nedenle hiç birimiz soyağacıyla etnik kimliğimizi ispat edemeyiz. Bugün soy bağı, etnik aidiyetin bilimsel ve hukuki tek geçerliliği DNA bilgileridir.”
Anayasa’mız “Türk kimdir?” sorusuna madde 66′nın ilk cümlesi ile çok net bir cevap verir:
MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Bunun dışındaki bir arayış ya da sorgulama, demokratik, hukuk ve insan haklı tabanlı diğer tüm devletlerde de olduğı gibi “ırkçılık” olarak adlandırılır ve böyle söylemde bulunmuş bir kişi hele ki bir milletvekili, şimdiye kadar çoktan konumundan istifa ederdi. Ancak bizdeki politik kültür ne yazık ki bu düzeyde değil ki bu söylemler en az tepki kadar destek bulabiliyor, ufak bir uyarı ile geçiştirilebiliyor.
Tek söyleyebiliceğim şey; yazık, yazık ki daha kendi Anayasa’sını içine sindirememiş bir milletvekili o sandalyeyi işgal ediyor ve ırkçı söylemlerle övünerek boy boy röportaj veriyor.
Pingback: CHP’nin Irkçı Damarı II: Birgen Keleş « Fincan